BASIN ODASI

Kent konseyinin hazırladığı “Gelecekte Eskişehir Suları”

SUSUZ KALMAMAK BİZİM ELİMİZDE 
Eskişehir Kent Konseyi Çevre Sağlık Çalışma Grubu tarafından “Gelecekte Eskişehir Suları” konulu panel düzenlendi. Eskişehir sularının geleceği ile ülkemizde ve dünyada su tüketimine ilişkin çarpıcı bilgilerin verildiği panele halkın katılımı yoğun oldu.

Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon’da gerçekleştirilen panele Vali Yardımcısı Ömer Faruk Günay, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Nuray Akçasoy, Kent Konseyi Genel Sekreteri Ahmet Kapanoğlu ve vatandaşlar katıldı. Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Serdar Göncü, Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ )Genel Müdür Yardımcısı Şenay Subaşı ve Kalabak Su Mesul Müdürü Kimya Yüksek Mühendisi İsmail Hakkı Demirtaş’ın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Çevre Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Selma Güder yaptı. 

“ATIK VE KULLANMA SULARI İYİ İDARE EDİLMELİ”
Suyumuzun geleceği ilgili olarak bu panelin Eskişehir açısından oldukça önemli olduğunu düşündüğünü belirten Doç. Dr. Serdar Göncü, Porsuk çayının Kütahya ve Eskişehir’deki hızlı kentleşme ve endüstrinin bir sonucu olarak alıcı ortam olması nedeniyle kirlendiğini belirterek “Porsuk çayı içme ve kullanma suyu kaynağıdır. Tarım alanları için de sulama suyu kaynağıdır. DSİ ve sulama birlikleri hizmet götürdükleri tarımsal bölgelere yönelik sulama suyu ihtiyaçlarını daha ayrıntılı belirlemeli ve sulama şebekelerinin kullanım miktarlarını stratejik olarak belirleyecekleri çalışma raporları şeffaflaştırmaları gerekmektedir. Barajın su çıktısının iyi gözlenmesi ve suyun kalitesinin iyileştirilmesi havza için hayati önem taşımaktadır.”dedi. Kendilerinin geçmiş yıllarda TÜBİTAK destekli bir araştırma projesi kapsamında Aşağı Porsuk Havzası’nda su kalitesi ve suyun mevcut miktarıyla ilgili olarak geçmişten günümüze ve daha sonrasında geleceğe bağlı olacak şekilde nasıl bir değişim gerçekleşeceğiyle alakalı bir çalışma gerçekleştirdikleri aktaran Göncü "1997 yılından günümüze kadar bir çalışma gerçekleştirmeye çalıştık. Burada bazı önemli bulgular da fark ettik. İnsan kullanımına bağlı olacak şekilde havzanın ne kadar etkilenebildiği, geçmişte neler yaşandığı ve gelecekte neler yaşanacağı, o havzada insanların suyu ne kadar ve ne düzeyde kaliteli kullandığıyla alakalı olarak çok şeyi değiştirebileceğimizi gördük. Çözülmüş oksijen değerlerimiz su açısından son derece önemli parametrelerimizden bir tanesidir. 2010 yılından itibaren sular iyice arıtılmaya başlandığı için çözülmüş oksijen değeri tekrar eskiye döndüğü görülüyor. Yani burada görülebilecek en önemli şey, insan etkinlikleri iyi bir şekilde işletilirse Eskişehir burada bir şekilde var olmaya devam edecek. Eskişehir ilinin atık suları, kullanma suları iyi bir şekilde idare edilirse doğaya olan zararımızı en minimumda tutmuş olacağız." dedi.

ESKİ Genel Müdür Yardımcısı Şenay Subaşı ise ESKİ’nin görev ve yetkileri kapsamında su temin edilen Porsuk baraj gölünden 2012 yılından itibaren yüzey suyu numunesi alarak su kalitesinin izlenmesi amacıyla her ay laboratuarda analiz edildiğini ve Porsuk çayından da kirlenme oluşabilecek noktalardan da her ay numune alındığını söyledi. Su arıtma tesisleri hakkında detaylı bilgilere yer verdi. Arıtılmış suların, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğine uygun olarak yapıldığını vurguladı.

Kimya Yüksek Mühendisi İsmail Hakkı Demirtaş ise su döngüsünde bulunan suyun, 2030 yılında dünya nüfusuna yetmeyeceğini vurgulayarak “Son yıllarda dünya nüfusu 3 kat artarken su kaynaklarına talep 7 kat artmıştır. Türkiye suyu dünya ortalamasından yüzde 20 oranında daha çok ve daha kötü kullanmaktadır. Dünyada su zengini sayılan ilk ülke Kanada iken, ülkemiz su fakiri ülkeler arasındadır. “dedi. Demirtaş ayrıca Kalabak suyun pazarının her geçen gün arttığını kaydetti.